Her Çarşamba 17:30-19:30 arası Üniversite Kız Öğrenci buluşmamız var. Üniversiteli kız öğrencilerimizi yönlendirebilirsiniz.

Her Cumartesi 14:00-16:00 arası Orta öğretim kız öğrenci buluşmamız ve hasbihal var. Kız öğrencilerimizi yönlendirebilirsiniz.

Her Çarşamba 17:30-19:30 arası Üniversite Kız Öğrenci buluşmamız var. Üniversiteli kız öğrencilerimizi yönlendirebilirsiniz.

Her Cumartesi 10:00-12:00 arası Hanımlar grubu Kuran ve Tecvit Okumaları Programımız devam ediyor. Hanım Kardeşlerimizi yönlendirebilirsiniz.

İNSANIMI DİNLİYORUM'DA AHMET TAŞ HOCAMIZI DİNLEDİK.

03-11-2018

.
İNSANIMI DİNLİYORUM PROGRAMI: KONUŞMACI : Ramazan TAŞ TARİH : 02 KASIM 2018 Ramazan TAŞ, 1953 Osmaniye Doğumlu ve Osmaniye'nin Dereli köyünden olur, ilk ve ortaöğrenimini Osmaniye'de tamamladı, Üniversite eğitimini ise Diyarbakır'da tamamladı. Ülkenin bazı yerlerinde öğretmen olarak görev yaptıktan sonra 1987 yılında Kayseri'ye Tarih Öğretmeni olarak atandı, En son Alirıza Özderici Anadolu İmam Hatip Lisesinde öğretmen iken emekli oldu, çalıştığı dönemlerde bir çok vakıf, dernek ve sivil toplum örgütlerinde görev aldı, şimdi ise Mazlum Der Kayseri Şubesi yönetiminde hizmetine devam etmektedir. 1980 Darbesine kadar Ülkücü Hareketin içinde bulunmuştur. 1980 Darbesi ile ülkede yaşanan sakin ortamın kendisinin İslam'la tanışmasına vesile olmuş tur. Kayseri'de ilk önce İlim Hikmet Vakfını kurdu ve yönetim kurulu başkanlığını üstlendi, emekli oluncaya kadar Eğitim Birsen'in Kayseri şubesinde iki dönem yönetiminde bulundu ve sendikal faaliyetlere katıldı. İlim Hikmet Vakfında hizmetine devam ederken Mazlum Der'in Kayseri Şubesini kurarak Mazlum Der'de yönetimde bulundu iki sivil toplum örgütünde yönetimde bulunması hizmetin aksamasına neden olduğundan dolayı İlim Hikmet Vakfının yönetiminden ayrılarak sadece Mazlum Der'de hizmetine devam etmeye başladı. YÖK Protestosuna katılması, El Ele eylemine katılması, Saban Namazı eylemlerine katılması nedeniyle 28 Şubat süresince Emniyet Müdürlüğünce göz altına alınarak 4 gün boyunca sorgulandı. Suç teşkil edecek delilleri olmamasına rağmen, delilleri karartın diyerek tutuklanarak ceza evine gönderildi ve 20 gün ceza evinde tutuklu kalmıştır. itiraz neticesinde 20 gün sonra serbest bırakılmıştır. Ancak bu süreçte de memuriyetten dolayı açığa alınmış ve üç aya yakın açıkta kalmıştır. Üç ay açıkta kalınca bu süreç kendini toparlamasına vesile olmuş ve Mazlum Der ile tanışmıştır. Mazlum Der'in temel felsefesi inancı, düşüncesi, ideolojisi, dini ve mezhebine bakılmadan haksızlığa uğramış her insanın hakkını savunmak olduğu için her düşünceye sahip insanlarla tanışmasına vesile olmuş ve bu durumda düşünce yapısı bize uymasa bile diğer yapılarda da gerçekten hakka riayet eden, insaniyetli bir çok insanın olduğunu tecrübe etmiştir. Mazlum Der'de iken Doğu-Batı buluşması platformuna üye oldu. Bu kapsamda Güney Doğu ve Doğu illerinin bir çoğuna seyahatlar yapmasına, bu bölgelerde düzenlenen seminerlere ve toplantılara katılmasına vesile olmuştur. Doğu-Batı buluşması kapsamında bir çok çalıştayların yapıldığını ve çalıştaylar'da doğu ve batı insanının bir birini tanımasına aslında bir birleri hakkında ön yargılı davranıldığı farkedilmesine neden olmuştur. Oysa Güney Doğu'da bulundukları dönemde çok ilgi gördüklerini ve o bölgede yaşayan insanlarında bizim gibi bir insan olduklarını tespit etmiştir. Oysa ki ön yargılı yaklaşıldığı için sanki bu bölgede yaşayan insanların tamamının pkk'lı olduğu izlenimi oluşmaktadır. Mazlum Der'in başkanı Avukat Hikmet Beyazıt idi birazda yaşlandığı için bir toplantı düzenlendi ve Hikmet Beyazıt onursal başkan beni'de başkan olarak seçtiler. İnsanların özel doğruları kendilerine ait olup, bir birimizi kıskanmayız, iyi yönlerimizden örnek alırız. bu felsefe ile hayata bakarsak hayatımızda ilerlemeler olur ve sivil toplum örgütleri bir birinden daha çok istifade eder. insanlar günah işlemediği müddetçe özel doğrularını eleştirmek yerine iyi yönlerine örnek almanın doğru bir davranış olduğu tecrübesini edinmiştir. Abdurrahman Dilipak ile Şanal Yurdatapan Kayseri'ye geldiler ve bir kurul oluşturulması düşünülüyordu. 2004 veya 2005'li yıllarda. Sağcısı, solcusu, islamcısı ve toplumun her kesiminde insanların katıldığı bir kurul oluşturulsun ve bu kurul o ay basında en çok konuşulan konu hakkında toplantı yapsın herkes kendi fikrini söylesin, hiç kimse kimseyi eleştirmesin, alkışlamasın, sadece dinlesin, bu kurulda konuşulan sözlerin bir rapor halinde Ankara'ya meclise gönderilsin ve aşağıda halkın temsilcileri olan gurupların ne düşündüğü yukarı makamlara iletilsin amaçlanıyordu. Kayseri'de oluşturulan bu kurul içerisinde görev aldı. Yapılan bu toplantılar farklı kesimler arasında oluşan ön yargıların kırılmasına vesile olduğunu görmüştür. Bu toplantılara belediye başkanları, parti il başkanları, farklı sivil toplum örgüt liderleri davet edilmiş ve farklı kesimlerin bir araya gelmeleri sağlanmıştır. Siyasi olarak hayata bakışı ise, bu toplumda her kesim insanın olduğunu, toplumun beğenmediğimiz bir kesimini bu ülkeden sürsek tek başına bu ülkeyi imar edebilirmiyiz, veya bizim gibi düşünen insanları bu ülkeden sürseler diğerleri bu ülkeyi imar edebilir mi, onun için bu ülkede her kesime ihtiyaç olduğunu, her kesimin bir birine ihtiyacı olduğunu belirtmektedir. sivil toplum örgütleri de bir birine ihtiyacı vardır. biz bir birimize göndererek kendi faaliyet alanımız içerisinde insanlarımıza yardımcı oluruz. Farklılıklarımız bir zenginliğimiz olduğunu anladığımız anda bu ülkeye daha çok hizmet etmiş oluruz. bunun için bir birimizin iyi yönlerinden faydalanıp yanlış yönlerimizi iyi niyetle düzeltmemiz gerekir. Siyasi olarak Ak Parti'yi desteklediğini ama bunun eleştirmeyeceği anlamına gelmediğini, gördüğü eksikleri eleştirdiğini belirtmiştir. Gönüllük Kültür Teşekküleri kurularak burada sorumluluk aldığını ve bu konuda her kesimle diyalog içerisinde olduğunu, toplumsal talepleri ilgili makamlara iletme fırsatı olduğunu, bunların kimisinden sonuç alındığını kimisinden ise sonuç alınamadığını belirtti. 2002'den sonra Devletin dili halkın diline yaklaşmıştır. Devleti yönetenler halkın içinden çıkan insanlar olmuş ve halk gibi yaşayan içimizden birileri iktidara gelmiştir. bu da Devletin halka bakışını değiştirmiştir. Devlet kurumlarının üzerine düşen görevi en güzel şekilde yapması ve vatandaşın da gördüğü eksikleri güzel bir dille devlet yetkililerine iletmesi gerekir. Bazı hatırat kitaplarının okunması, farklı tarih kitapların okunmasını tavsiye etmiştir. İnsan Süreyya Sırma'nın Bir Varsın Bir Yoksun kitabının okunması, Ali Ulvi Kurucu'nun hatıratlarının okunması gibi tavsiyelerde bulunmuştur. ayrıca günlük bir iki farklı kanallardan gündemin takip edilmesini, ayrıca bir iki gazetenin takip edilmesini tavsiye etti. Kendisine yöneltilen bu enerjiyi nerden alıyorsunuz sorusuna insanın dava adamı dediğimiz insanlardan etkilendik, hiç ölmeyecek gibi dünya için yarin ölecekmiş gibi ahiret için çalışmayı şiar edindik. hiç bir sivil toplum örgütü tam doğrunun merkezi olmamıştır. Diğer bir bakış açısı ise Devlet ile Rejimi hep ayrı tutmuştur. Devletin bizim devletimiz olduğunu ama rejimin eleştirilmesi gerektiğini belirtti.
Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
İlgili Başlıklar
HIZLI ARAMA
  
ANKET

Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi Türkiyeyi Nasıl Etkileyecek

Tüm Anketleri Görmek ve Oy Kullanmak İçin Tıklayın

MAKALELER YAZARLAR
HAVA DURUMU


ISTANBUL